bir muammadır

Bu dünyada insan, bir muammadır.

Bundan bir on yıl evvel, evden yola çıktım. Elbruz Dağları’nda bir başıma bir gece geçirdim, o gece ne olduysa oldu bana. Altımda şahin yuvası, alnımda kara saç, üstümde eski püskü şeyler, saçımdan daha kara bir bahtla yıldızlara baktım. Tepeden Gazorkhan köyünün ışıklarına ve uzun uzadıya göklere baktım. O gece ne oldu bilmiyorum, bir kurt uludu, ayı yavruları dolaştı etrafımda sabaha kadar, arkamdaki vadide sular çağladı; masallar bir yalan mıydı, gerçek miydi bilemedim.

dünyada insan, bir muammadır.

Sonra Alp Dağları eteğinde yine bunları düşündüm, rüyamdaki seferi düşündüm, ellerimin uzayamadığı sesleri, boyası olmayan kapıları, mutsuzluğu, umutsuzluğu, siyah bir kahve ile sabahın kuşlarını, tepede yaşayanları, bombaları, insanlığı, ama ne gerçek ne hayaldi bilemedim.

insan, bir muammadır.

Tabi basamaklar var insanın gözü önünde, gönlün de kimi zaman basamakları olur, ama hep aynı yere çıkılır. Beş parasız bir gece Van Gölü kıyısında, sudaki balonlara baktım, Tatvan’da yine aynı şeyi düşündüm, gelecekte düşüneceğim ve geçmişte düşündüğümü. Demek ki yaşamanın kendisi bir düşünce bir düşmüş.

bir muammadır.

Ur şehri yakınlarında, yine bir dağın eteğindeyim, Bisütun bu sefer adı, üstünde uzanmış Herakles, içimde ahlak yasası, yıldızlı gökler puslu, her yer dumanlı, barut dumanı. Bisütun’a sırtımı dayadım, yanımdaki kurbağalı göle baktım, karşımdaki kervansaraya, yine aynı şeyi düşündüm. Yolda bir adam uzanıyor az ötemde, üzerine örtülü gazete. Mezarlıktan şarkı söyleyen kadınların sesi.

muammadır.

Adrianople’de askerim, radyoda sadece Yunanca, ayağımda koca postal, saat sabaha daha var, yine o hep düşündüğüm düşümü düşlüyorum, elimde eski bir g3, içi boş, Meriç’e bakıyorum, ormanda kaçaklar gidip geliyor, ışık yakılıyor arada, her ışık yandığında bir köpek havlıyor, düşünüyorum, dudaklarım çatlamış.

dır.

Şimdi eskiden yaşamış bir ağacın gövdesine kollarımı koymuş, bu yıl nasıl bir yıldı diye düşünüyorum. Hep düşünmekten geçiyor insanın sesi. Ama rahat söylemeyince, içi bile kekeme. Söylemedim ya, baktım durdum kendimi bulurum diye. Kendimi göremedim nicedir, ama bir yerlerdedir elbet. İçte, bir yerde, insanın kendisi duruverir, şuracıkta. Karşılaşmamışsındır belki. Ama oradasındır, neşenle ve şarkınla oturuyorsundur. Mayan içindedir, sular değişir.

.

Haykır oğlum! Söyle işte! Ne bu muamma, de! Ne bu muamma?!